İMTİYAZ SAHİBİ

Lutfi Taner DENİZ

İrtibat Telefon

(0 328) 814 84 59

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

Tuğba DENİZ

Ortaokul Cd. No 28  OSMANİYE

e-mali: takipgazetesi@akdenizofset.com

 2
Web Sayfamıza Hoş Geldiniz

18 Ekim 2006 Çarşamba

 

Menü

AKDENİZ Gazetesi

TAKİP Gazetesi

AYDIN OSMANİYE Gazetesi

Akdeniz Ofset & Form

ARŞİV

 

Köy korucularının hak davası arayışı

Osmaniye kırsalında 11 yıldır kuruculuk görevi yapan 13 kişi haklarını alamadıkları iddiasıyla Valiliğe dava açtı.

Terör örgütüyle mücadele etmek amacıyla dağlarda koruculuk görevi yapan 13 köylünün bugüne kadar hizmet karşılıklarını alamadıkları gerekçesiyle Osmaniye Valiliği aleyhine dava açtığı bildirildi.

Osmaniye kırsalında 11 yıldan bu yana koruculuk yaptıkları belirtilen Fuat Gözden, Emin Bülbül, Dursun Karaca, Mehmet Ege Bahittin Dingil, Mahmut Tıraş, Süleyman Uçar, Mahmut Tıraş, İsmail Demirdaş, Ferit Ünlü, Kadir Çapar, Hamdi Kırcılı ve Hacı Küçük hak arayışı için hukuk savaşı başlattı.

Avukat Maruf Kaymaz, Adana İdari Mahkemesine gönderilmek üzere İskenderun Asliyle Hukuk Mahkemesine 13 korucu adına açtığı dava dilekçesinde Hizmet karşılığı nedeni ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulundu. Müvekkillerinin, Osmaniye kırsalında ve Amanos Dağlarında 11 yıldan bu yana vatan savunmasında güvenlik güçleriyle birlikte görev yaptıklarını dava dilekçesinde belirten Av Kaymaz, kimisinin yaralandığını, kiminin kurşun yarası almasına karşın teröristlerin her türlü hareketlerine engel olmak için can siperane çalıştıklarına vurgu yaptı.

Vatan savunmasında en önde onlar gittiklerinin altını çizdiği dava dilekçesinde Av Kaymaz "Dağları karış karış bildikleri için keşifte kullanılmışlardır.Terör örgütlerinin baş hedefi onlar olmuştur. Tüm bunları yapan korucular maalesef bugüne kadar tek kuruş maaş almamaktadırlar. Herhangi bir sosyal güvence de kendilerine verilmemiştir. Üvey evlat muamelesi görmüşlerdir. Yıllardır sadece vaatlerle avutulmuşlardır" dedi.

Anayasanın eşitlik ilkesinin açıkça ihlal edildiğinin vurgulandığı dava dilekçesinde Av Kaymaz şu görüşlere yer verdi: "Aynı işi yapan geçici köy korucuları ile gönüllü köy korucusu müvekkillerim arasındaki bu ayrımcılık giderilmelidir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa, Medeni Kanun, Borçlar Kanunu ve İlgili Mevzuat Koruculuk kimlik belgeleri,Gönüllü köy korucusu göreve alma onay çizelgesi, basın haberleri, bilirkişi, tanık ve sair delillerdir"

Av Kaymaz, Davalı İdarenin müvekkillerine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 11 yıllık alacaklarının bir kısmı olan şimdilik 1000 (Bin) YTL maddi, 1000(YTL) manevi olmak üzere toplam 2000 (İki bin)YTL tazminat ödemesini talep etti.

Kafkas Kültür’den yemek

Osmaniye Kuzey Kafkasya Kültür Derneği tarafından Arpacı tesislerinde iftar yemeği düzenlendi.

Yemeğe Dernek Başkanı Ertan Yavuz’un yanı sıra Osmaniye İl Müftüsü Zeki Sarılar, Ticaret Sanayi Müdürü Şakir Güney, Aktif Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Celal Kaymak, Ticaret Odası Genel Sekreteri Kemal Dinçgöz, Dernek Yöneticileri ve Dernek üyeleri ile davetliler katıldı.

Yemek sonrası bir teşekkür konuşması yapan Dernek Başkanı Ertan Yavuz; "Bu mübarek günde bizleri yalnız bırakmayan Sayın İl Müftümüze ve siz değerli misafirlerimize teşekkür ediyorum. Ayrıca bugüne kadar derneğimize hizmet eden değerli üyelerimize ve her zaman desteklerini esirgemeyen dostlarımıza huzurunuzda bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum. Dernek olarak Osmaniyemizin sosyal ve kültürel gelişimine katkıda bulunacak her türlü etkinliklere bugüne kadar elimizden geldiğince katkıda bulunmaya çalıştık. Bundan sonra da bu tür etkinliklere her zaman destekçi olacağız." diye konuştu.

Adı Cadde’ye verildi

Halk Şairi Abdulvahap Kocaman’ın adı Kadirli İlçesi’nde  bir caddeye verildi.

Kadirli’nin Avluk (Koçlu) köyünde 1930 yılında doğan Abdulvahap Kocaman. 50 yılı aşkın süredir Kadirli, Osmaniye ve Adana’yı yurt içi ve yurt dışında katıldığı bir etkinlikte ve yarışmalarda başarı ile temsil etmişti.

14 Ağustos 2005 günü doğduğu köyde hayata veda eden ve kadirli asri mezarlığına gömülen halk şairi Kocaman’ın adının yaşatılması için Kadirli’de bir park, bahçe veya caddeye adının verilmesi önerisinde bulunulmuştu.

Kadirli Belediye Meclisi 21.09.2006 günü ve 93 sayılı kararı ile Kadirli merkezde bulunan Tufanpaşa, Yeşiltepe ve Bağ Mahallelerinin arasından geçen 3’ncü caddeye, "Halk Şairi Abdulvahap Kocaman caddesi" adının verilmesini oy birliği ile karara bağladığı bildirildi.

ADD’den "Nobel ödülü"ne tepki

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada Fransa’nın ermeni soykırımı iddiaları ile yazar Orhan Pamuk’a verilen "Nobel ödülü" konusuna tepki gösterildi.

ADD Genel Başkan yardımcısı Prof. Dr. Ali Ercan imzası ile yayınlanan açıklamada; "Emperyalist güçlerin dünyayı kana buladıkları 1. Dünya Savaşında Anadolu’nun doğusunda yaşanan trajik olayları, bölge ve dünya barışının tehlikeye atılmasını umursamayarak, kendi güdük çıkarları için malzeme yapmak isteyenler ve onların işbirlikçileri sözde soykırım iddialarını artık meclislerine taşımaya başlamışlardır.

Amaçları bu yalanlara tüm dünya kamuoyunu inandırmak ve Türkiye Cumhuriyetini de bu iddiayı tanımaya zorlamaktır. Ardından tazminat ve toprak talepleriyle geleceklerdir. Bu oyunun bir parçası olarak Orhan Pamuk’a kara lekeli bir Nobel Ödülü verilmesi ve bununla eş zamanlı sözde Ermeni soykırımını tanımayı mecbur tutan yasanın Fransız meclisinde kabul edilmesi Cumhuriyetimizin ne denli büyük bir hiyanet cephesiyle karşı karşıya olduğunu açıkca göstermektedir. Orhan Pamuk’a Nobel Ödülü verilmesi Türk ulusu için bir onur kaynağı olamaz.

Emperyalistler ve onların uşakları Türkiye üzerindeki emellerine asla ulaşamayacaklar ve yaptıklarının acı sonuçlarına katlanmak zorunda kalacaklardır. Tüm dünyanın ve özellikle de Fransa’nın 1920’lerden çok iyi tanıdığı Kemalist ruh yeniden şahlanmaktadır. Bu böyle biline!" denildi.

Anadolu Taraftarlar Federasyonu kuruldu

Kahramanmaraşspor 1969 Taraftarlar Derneği (TAR-DER) Başkanı Alaeddin Devlet Ülger, Anadolu Taraftarlar Federasyonu (ATF) Genel Başkanı seçildi.

Ülger, Kahramanmaraş'ta Anadolu takımlarının dernek başkanlarını bir araya getirdi. Düzenlenen toplantıya; Siirt, Adana, Mardin, Adıyaman, Gaziantep, Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa, Osmaniye, İskenderun, Hatay, Cizre, Elazığ, Erzincan takımlarının dernek başkanları ve diğer davetliler katıldı. Ülger burada yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

"Hepimizin ortak isteği oynanan karşılaşmaların fair-play çerçevesinde geçmesi ve taraftarların yine takımlarını fair-play ruhu içerisinde desteklemesidir. Bu sezon oynanan karşılaşmalarda bunu başardığımıza inanıyorum. Tüm kulüplerin birbirleriyle kardeş olduğu liglerde görünen odur ki, birbirimize sahip çıkıyor ilimizde misafir olan taraftarlarımızın rahat edebilmesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz."

Daha sonra tüm dernek başkanları kendi durum değerlendirme toplantısı yaparak bundan sonraki evreler için yol haritası belirledi. Toplantı sonrasında yapılan oylamada Ülger, Anadolu Taraftarlar Birliği Federasyonu Genel Başkanı seçildi. Seçimin ardından kısa bir konuşma yapan Ülger; bu göreve getirilmekten dolayı çok mutlu olduğunu ifade ederek, "Başta Diyarbakırspor Kulübü Eski Başkanı Adnan Öktürene olmak üzere federasyonun oluşumunda emeği geçenlere teşekkür ederim. Federasyonumuzun değerli temsilcileri, bu gün burada oluşumunu tamamladığımız Anadolu Taraftarlar Federasyonumuzun bundan sonraki yapacağı çalışmalar ve göstereceği centilmenlik, tüm spor camiasına örnek olacağına canı gönülden inanıyorum" dedi.

Geçici yönetim kurulunda ise şu isimler yer alıyor:

Anadolu Taraftarlar Federasyonu Genel Başkanı Alaeddin Devlet Ülger (Kahramanmaraş), Başkan Yardımcısı Abdullah Tuğbay (Şanlıurfa), Başkan yardımcısı, A. Çetin Akınay (Siirt) Sayman; Şehmus Iraz (Batman), Genel Sekreter Akif Arslan (Kahramanmaraş), Basın Sözcüsü A.Rahman Vural (Adıyaman), Disiplin Kurulu Başkanı Zülküf İzler (Diyarbakır)

Üye kayıtlarına başlanan ve 20'ye yakın derneğin destek verdiği belirtilen federasyonun önümüzdeki aylarda ilk kongresini yapacağı ve şu anda Şanlıurfa'da bulunan genel merkezin ise Kahramanmaraş'a taşınacağı bildirildi.

Sahte Paralara dikkat

Kadirli Madeni Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Kollu kendisine verilen sahte paraları delerek işyerinde müşterilerine gösteriyor.

 Kadirli Sanayi Sitesinde esnaflık yapan Madeni Sanatkarlar Odası Başkanı Ali Kollu (45), yaklaşık 32 yıldan bu yana esnaflık yaptığını belirterek son 2 yıl içerisinde sahte para olaylarının arttığını belirterek "45 yaşındayım. Yaklaşık 33 yıldır Kadirli Sanayi Sitesinde hem işçi hem de esnaf olarak çalışmaktayım. Fakat şu son 2 yıl içerisinde sahte para olaylarında artış var. Yetkililerin çalışmalarının yanında vatandaşların da bu tür olaylara karşı daha dikkatli olmaları gerekir. Her şeyi Emniyet yetkililerinden beklememek gerekir. Ben de kendi işyerimde bana verilen 5, 10, 20 ve 100 YTL`den oluşan sahte paraları kullanılmasın diye delerek asıyorum. Bu şekilde de gelen müşterilerime uyarılarda bulunarak sahta para konusunda bilgilendiriyorum." dedi.

 Başkan Kollu ayrıca işyerine gelen bazı müşterilerine ikramda bulunarak sahte para konusunda bilgi verdiğini söyleyerek her şeyin devletten beklenilmemesi gerektiğini belirtti.

Ekmekçi’den "Şiir Antolojisi"

Yaşayan Çukurovalı Aşıklar ve Geleneğe Tabi Halk Şairleri Antolojisi" Yayımlandı

Adana Hıfzıssıhha Enstitüsü Müdürlüğü'nde güvenlik görevlisi olarak çalışan ve 30 yıldır şairlik yapan Mansur Ekmekçi, "Yaşayan Çukurovalı Aşıklar ve Geleneğe Tabi Halk Şairleri Antolojisi" yayımladı.

Ekmekçi, Adana, Osmaniye ve Mersin'de yaşayan 115 halk ozanının özgeçmişi, eserleri ve resimlerini bir kitap ve CD'de topladığını belirterek, "Çukurova'da böylesi bir kültür örneğinin gündeme getirilmediğini gördüm. Birçok araştırma ve antoloji derlenip hazırlanmış. Ama bunların çoğunluğu çeşitli kaynaklardan ve rivayetlerden beslenmiş" dedi.

2004 yılında başladığı antoloji hazırlıklarını 2006 yılında tamamlandığını söyleyen Ekmekçi, "Kitabın basılmasını Adana Valiliği ve İl Kültür Turizm Müdürlüğü üstlendi. Ancak yapılan araştırmalar ve diğer masrafları ben karşıladım. Adana'da bir ilk olan bu eser, kültürümüzün aynası olan aşıklık geleneğini koruyacaktır" diye konuştu.

GÜNCEL

Nedim YILDIZ

öğretmen öğrenci

Günlerden beri, öğrencilerin okullarda terör estirdiği ile ilgili haberleri izliyoruz.

Bir haberde, öğrenciler, okul koridorlarında öğretmenlerini tartaklıyorlar, öğretmen aciz kalıyor.

Başka bir okulda, öğrenciler; tahtada ders anlatmaya çalışan öğretmenlerinin pantolonunu indirip, iç çamaşırları ile kalmasına yol açıyorlar.

Öğretmen de sınıfın ortasında, ağız dolusu küfür etmekten geri durmuyor.

Başka bir yerde, (bu söylediğim beni yaşadığım kentte gerçekleşti) cep telefonu alınan bir kız öğrenci, müdür yardımcısını bıçakla ağır şekilde yaralıyor.

Sigara, alkol, uyuşturucu kullanan liselilerin, hatta ilköğretim okulunda okuyan öğrencilerin haberlerine ise öyle bir alıştık ki, üzerinde dahi düşünmeden başka haberlere atlıyoruz.

Liselerin içinde dahi, öğretmen ve idarecilerin insiyatifi kalmadı.

Direnmeye çalışan eğitimciler de birer birer siniyor. Polis; okul duvarının dibinde bile öğrencilere müdahale edemiyor.

Çünkü onlar ‘çocuk’ ve ‘insan hakları’ var. Ne hikmetse, insan olmanın hakkı, sadece hırsıza, eşkiyaya, uğursuza var.

Dürüst, namuslu, kimseye zararı dokunmayan vatandaş, bu ‘insan hakları’ndan yararlanamıyorlar.

Daha doğrusu, onların hakkına tecavüz edenlerden, bu dürüst insanlara sıra gelemiyor. Bizim uzmanlar; harıl harıl çalışıyorlar: Niçin bu olaylar oluyor? Öğrenciler hangi psikoloji ile böyle davranıyorlar? Öğretmenler niçin bu kadar pasif davranıyorlar? Okul idarecileri niçin önlem almıyor? Polisler uyuyor mu? Sistem mi suçlu? Aileler ne halt yiyor? Çeteler niçin yeşeriyor? v.s , v.s, v.s… Aslında boşuna uğraşıyorlar.

Adres bellidir! 12 Eylül 1980’de tohumları atılan, 90’lı yıllarda filizlenen, 2000’li yıllarda da meyvelerini veren olaylar zincirinin son halkalarını yaşıyoruz.

 Hayatını eğitime, öğrenciye, okula adamış gerçek eğitimcileri; yıllardır sindirmekteler. Bunun için neler yapmadılar neler… Çok çalıştılar çok… Her türlü siyasinin burnunu soktuğu eğitim dünyasının içinde, çabalayan gerçek eğitimcileri, layık olamadıkları yaşam koşulları içinde yaşamaya mahkum ettiler.

Çıkardıkları yönetmeliklerle, özgün düşünmeyi, özgün ürünler ortaya koymayı suç saydılar. Kendileri gibi düşünmeyen eğitimcileri, ailelerinden koparıp, oraya buraya sürmeyi, marifet saydılar.

 

Tasarım X GRUP